Skip to Content

Webrazzi

İçerik yayınları webrazzi.com
Türkiye ve dünyadan web 2.0 girişimleri
Güncellendi: 4 dak 44 sn önce

Sosyal Medya 2010’un Olmazsa Olmazı: Social Media World Forum London

5 saat 10 dak önce

Açıklama: Vadi Efe, Dekatlon Buzz sosyal medya iletişim ajansı yatırımcı ortağı ve ortakantin AŞ/YouthRep koordinatörü/kurucu ortağıdır. Bu yazısı konuk yazar olarak Webrazzi’de yayınlanmıştır.

Son 15 senedir web yayıncılığının gelişimine şöyle bir bakalım: Web siteleri kurduk, içeriklerini yükledik, yazılı yayınları online platformlara çevirdik. Bir süre sonra takipçilerimiz katılımcılarımız haline geldi. Sonra ise içeriği sadece onların eline bıraktık, biz platformları kurduk, altyapıyı sağladık.

Son birkaç senedir online platformların hayatımızda kapladığı alan o kadar arttı ki “offline” kurumların kendilerini aktif olarak internette ifade etmeleri ihtiyacı yeni bir sektör oluşturdu. “Sosyal medya” pazarlaması ve PR’ı da buradan doğdu: Markaları internette var etmek, onlara takipçiler kazandırmak ve hatta pazar araştırmalarını internette doğan diyalogları analiz ederek yönetmek.

Social Media World Forum iki gündür Londra’da nice büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmış olan Olympia’da sürüyor. Dünyanın dört bir yanından sosyal medya iletişim ajansları etkinlikte kendilerini gösteriyorlar. Ben de hem sosyal medya iletişimi konusunda güncel trendleri yerinden takip etmek ve bilgi birikimimi arttırmak, hem de bir süre önce ortak olarak katılmış olduğum sosyal medya iletişim ajansımız Dekatlon Buzz’u ve Türkiye online sektörünü temsil etmek amacıyla bu etkinliğe katıldım.

Etkinliği açıklanan resmi rakamlara göre 4500’den fazla katılımcı ziyaret etti. Organizasyonun ana konu başlıkları Kurumsal Sosyal Medya, Sosyal TV ve Bulut Bilgi İşlem idi. Fuar alanının büyük çoğunluğu Bulut Bilgi işlem firmaları ve Sosyal Medya İletişim ajansları tarafından kaplanmıştı. I-Level, SocialMedia8 ve Yomego firmalarının standları özellikle ilgimi çekti. Bailey’s ve Lufthansa oturumlarını öne çıkan sosyal medya kampanyaları olarak not aldım.

Organizasyonun açılışını LinkedIn Avrupa direktörü Kevin Eyres yaparken sosyal medyanın global gücünden ve bu iş kolunun gün geçtikçe güçlenip büyük bir sektör haline geldiğinden bahsetti. Etkinliğin devamında ilgimi en fazla markalara özel komünite projeleri gerçekleştiren ajanslar ve video platformları çekti. VPype, Facebook’un ilk real-time video uygulamasını gerçekleştirerek ve organizasyon boyunca iletişimi sürdürerek şov yaptı.

En fazla ilgimi çeken oturum ise sosyal oyun ekonomisi ve sosyal oyunları paraya dönüştürmek ile ilgiliydi. Katılımcılar bir sosyal oyun reklam networku olan Adknowledge, sosyal oyun pazarına giren Sega ve sosyal oyun pazarlaması üzerine çalışan bir uzak doğulu girişimciydi. Katılımcılar sosyal oyun pazarının birkaç seneye offline oyun pazarından fazla olacağı yorumunu yaptılar.

Workshop’lar ve katılımcılar hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için Social Media World Forum resmi web sitesi olan socialmedia-forum.com’u takip etmenizi ve Twitter’dan #SMWF girdilerine bir göz atmanızı öneririm.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Konuk Yazar tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısı Gerçekleşti

Per, 03/18/2010 - 17:10

Webrazzi Gündem toplantılarının beşincisi olan ve internetin geleceğine odaklandığımız “Webrazzi Gündem: Web 3.0″ toplantısı dün Elite World Hotel’de gerçekleşti.

Birbirinden değerli konuşmacılarımızın katılımcılarımıza internetin geleceğinin resmini çizdiği toplantımızda, Web 3.0′ın genel kavramları, teknolojisi, iş modelleri, son kullanıcı ve pazarlama boyutları ele alındı.

Turkcell İnternet ve Komünite Bölüm Yöneticisi Okan Alper “Geleceğin İnterneti: Web 3.0” başlıklı sunumunda, internetin ilk yıllarından günümüze kadarki değişimini ve gelecekte nasıl şekilleneceği üzerine fikirlerini açıkladı. Okan Alper, Web 3.0′ı “Web 3.0 ile internet akıllanacak. Önümüzdeki 1–2 yıl içinde kimin kimi tanıdığı bilgisi ve bunun anlamlandırılması önem kazanacak. Uygulama seviyesinde açıklık, sosyal grafik uygulamaları ve kullanıcıyı tanıma ve kişiselleştirme konuları önem kazanacak.” sözleriyle açıkladı. Okan Alper’in konuşmasındaki en dikkat çekici noktalardan biri de mobil uygulamaların bir süre sonra önemini yitireceği ve yerini web tabanlı mobil uygulamalara bırakacağı yönündeki sözleriydi.

Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal, “Web 3.0 İnterneti Ne Kadar Değiştirebilir Ki?” başlıklı sunumunda katılımcılara internetin her geçen gün kullanıcıları daha iyi tanıdığını ve gelecekte bu oluşmuş bilginin anlamlandırılarak kişilerin hizmetine sunulacağından bahsetti. Konuşmasını Web 3.0′ın “veri” boyutuna odaklayarak örneklerle destekleyen Arda Kutsal, ayrıca mevcut teknolojiler ile aslında Web 3.0 dönemine oldukça yakınlaştığımızı da belirtti.

Sevenice Kurucusu Gökçen Karan “Web 3.0′ın Eğlence Servislerini” başlıklı konuşmasında IPTV’den Web TV’ye televizyondan alışverişten akıllı ev eşyalarına kadar pek çok bilim kurgu öğesinin nasıl hayatımıza gireceğini ve hayatımızı nasıl değiştireceği anlattı.

Etkinliğin ikinci yarısı Microsoft Pazarlama Grup Müdürü Mehmet Nuri Çankaya‘nın “İnternetin Geleceğinde Pazarlama” konulu sunumuyla başladı. “Web 3.0 2012 yılında hayatımıza girecek, 2015’te ise teknoloji tarihteki en etkin rolünü oynamaya başlayacak,” diyen Çankaya, günümüzdeki arama motorlarının bir çoğunun metin tabanlı arama yaptığını, anlamdan ise habersiz olduğunu belirtti. Mehmet Nuri Çankaya’nın geleceğin dijital dünyasına ve pazarlamaya yönelik fütürist örneklerle zenginleştirilmiş sunumu oldukça dikkat çekti ve beğenildi.

Etkinliğin son bölümünde E-Tohum Kurucusu Burak Büyükdemir ve Botego Kurucusu Ekim Nazım Kaya’nn katılımlarıyla “Web 3.0 ve Geleceğin İş Modelleri” konulu bir panel gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Arda Kutsal gerçekleştirdi. Panelde Burak Büyükdemir, Türkiye’de henüz internet pazarının doygunluğa ulaşmadığını dile getirerek önce bu boşlukların kapatılması gerektiği söyledi. Ekim Nazım Kaya ise kısa bir sunum yaparak sözcükten anlama geçmeyi ve bu sayede nasıl gelir elde edileceğini anlattı. “Anlamlandırmak zor iş,” diyen Kaya itibar yönetimi ve içerik filtreleme gibi konuların önem kazanacağını belirtti.

Webrazzi Gündem toplantılarının bir sonraki konusu “Online Oyun” olacak ve bu toplantı 5 Mayıs’ta gerçekleşecek. “Online Eğlence Servisleri”, “Türkiye’de İnternet Girişimciliği” ve “Risk Sermayesi ve Melek Yatırım” konulu toplantılarımızın programı ve erken kayıtları için Webrazzi Gündem sayfasını inceleyebilirsiniz. Geçmiş organizyonlarımıza ait fotoğraflara da Flickr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Webrazzi Gündem Medya Sponsoru

ntv-logo

Webrazzi Gündem İnternet Sponsoru

yenibiris

Webrazzi Gündem Yayın Sponsoru

Webrazzi Gündem İletişim Sponsoru

mpn-logo

Webrazzi Gündem Resmi İş Ağı

bizebiz-logo


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Röportaj: Oyun Dünyasını Barış Yaman ile Konuştuk

Sal, 03/16/2010 - 10:00

Oyun endüstrisinin en büyük organizasyonu olarak bilenen Game Developer Conference (Oyun Geliştiricileri Konferansı) geçtiğimiz günlerde San Francisco’da ziyaretçilere kapılarını açtı. Dünyanın birçok şehrinden interaktif oyun tasarımcıları, programcılar, görsel tasarımcılar ve yatırımcılarından oluşan yaklaşık 17 bin kişinin ziyaret ettiği konferans 13 Mart’ta sona erdi. Webrazzi için sektörün geleceğinin şekillendiği konferansı, dijital oyun sektöründe 15 yılı aşkın deneyim sahibi olan Barış Yaman ile değerlendirdik.

R.C. -Barış Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

B.Y. - Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği 1995 yılı mezunuyum. Ardından ODTÜ’de Computer Graphics üzerine masterımı tamamladım. Türkiye’de TüBITAK ve Sebit’te oyun ve eğitim projeleri (Piri the Explorer Ship, Akademedia) üzerinde çalıştıktan sonra 1998 yılında halen yaşamakta olduğum San Francisco’ya taşındım. Geçtiğimiz 12 sene boyunca Click Entertainment, Sony Computer Entertainment America (Playstation) ve Electronic Arts şirketlerinde çeşitli oyun projelerinde çalıştım. Şu an “A Bit Lucky” isimli yeni bir oyun şirketindeyim.

R.C. – Oyun endüstrisinin neresindesiniz? Bir oyun geliştirilirken katkılarınız neler oluyor?

B.Y. - Oyun geliştiriminin teknik tarafındayım. Yazılım takımlarında oyun programcısı ve takım kaptanı olarak yer aldım. Oyun geliştirimi, dışarıdan basit ve keyifli görünmesine rağmen esasında oldukça komplike bir süreç. Bir oyunun başarılı olabilmesi için tasarımının, teknolojisinin, görsel ve işitsel öğelerinin çekici olması gerekiyor. Bu kombinasyonu sağlamak da çok iyi bir takım çalışmasını gerektiriyor. Durum böyle olunca tek bir alanda sınırlı kalamıyorsunuz. Ben çoğu zaman yazılımcı olarak calışsam da, kimi zaman tasarımcı, kimi zaman artist, kimi zaman da proje yöneticisi rollerini üstlendiğim oluyor.

Programcılar da kendi içinde birkaç gruba ayrılıyor. Motor (engine) programcıları, oyunun geliştirilmesinde kullanılan yan programları (tool, level editor vs) yazanlar ve oyun mekaniği (gameplay) üzerinde yoğunlaşanlar. Benim, yan programlar ve motor üzerinde çalıştığım projeler oldu. Ancak genel olarak oyun mekanigi programcısıyım. Oyun mekaniği programcısı olarak tasarımcı ile dirsek dirseğe çalışıyorum. Tasarımda da baya bir tuzum oluyor bu sayede.

R.C. – Ne tür oyunlar geliştiriyorsunuz? Sizin geliştirmiş olduğunuz ve popüler olan oyunlar var mı?

B.Y. - Şu ana kadar PC, Playstation 2, Playstation Portable (PSP), iPhone ve Flash platformlarında oyunlar geliştirdim. Piyasaya çıkan ürünler arasında “Spore” (PC), “Jet Li: Rise To Honor” (PS2) ve “Throne of Darkness” (PC) var.

Spore bu oyunlar arasında en popüler olanı. “The Sims” ve “Sim City”nin tasarımcısı Will Wright’ın en son tasarladığı oyundu, Spore. Spore takımında oyun mekaniği üzerine yaklaşik 3 sene çalıştım. Oyuncular arasında olduğu kadar oyun geliştiricileri arasında da oldukça ses getirdiği için alanında isim yapmış bir çok kişiyi takıma çekti. Bu açıdan çok güzel bir deneyim oldu.

R.C. – Kendinize ait bir bilgisayar oyun projeniz var mı? Ya da ileride bir startup fikri?

B.Y. - Yeni teknolojileri tanımak ve içimdeki oyun tasarımcısını tatmin etmek için sürekli küçük oyun prototipleri geliştiririm. Startup sorusunun cevabı da kesinlikle evet.

R.C. – Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin oyun geliştiricilerine sunduğu oyun platformları ile milyonlarca oyun sever bu sitelere kitlenmiş durumda. Bu durum sizi etkiledi mi? Siz de Facebook gibi bir platformda bulunacak mısınız?

B.Y. - Facebook, geçtiğimiz iki sene içinde oyun endüstrisini sarsan iki platformdan birisi. Diğeri de iPhone. İkisi de oyun geliştirimindeki klasik modeli bozdu. Bu klasik modelde iki rol var. Birincisi “developer” yani oyunu tasarlayan ve geliştiren şirket. İkincisi de “publisher” yani oyunu finanse eden, pazarlamasını, dağıtımını halleden ve haliyle sonunda aslan payını alan şirket.

Facebook ve iPhone oyunlarının bütçeleri klasik PC ve konsol oyunlarına göre çok düşük. Çünkü teknoloji açısından yaklaşık 20 sene öncesine dönüş yapılmış durumda. Çok daha küçük bir takım tarafından geliştirilebiliyor. Pazarlama konusuna gelince, özellikle Facebook oyunları, kendi pazarlamalarını sosyal ağdaki viral kanalları kullanarak yapıyor. Ortada bir kutu söz konusu olmadığı için dağıtım da artık problem değil. Bu üç faktor “developer”in “publisher”a olan bağımlılığını oldukça azaltmış durumda. Bu da geliştiriciler açısından çok pozitif bir gelişme.

Madalyonun öbür yüzü de var tabii. Oyun sektörüne girme çıtasının bu kadar düşmesi bir anda çok fazla kişiyi bu platformlara çekti. Piyasa bir anda aşırı kalabalıklaştı ve oyunlardakı ortalama kalite düştü. Eskiden oyunla pek ilgisi olmayan, oyunu “Atari” ile özdeşleştiren, çok büyük bir kitle bu oyunları oynamaya başladı. Artı oyunlardaki sosyal öğe de – ne kadar yüzeysel olsa da – yeni bir heyecan kattı. Bu sebeblerden dolayı kalitenin düşüklüğü ilk başlarda çok kritik değildi, ama tahminim oyuncular zaman geçtikce kalite farklarını görmeye başlayacak ve ilgi kaliteli oyunlara dönecek.

Şu anki şirketim “A Bit Lucky” de sosyal oyunlar üzerine odaklanan bir şirket.


R.C. – Sektör profesyoneli olarak
GDC`si (Game Developer Conference) ziyaret ettiniz mi? Nasıl buldunuz?

B.Y. - GDC bence sektördeki en önemli konferans. 1999 yılından beri her sene ziyaret ettim. Diğer oyun geliştiricileri ile tanışmak, fikir alışverişinde bulunmak, onların hikayelerini dinlemek ve ders almak, yeni teknolojileri öğrenmek ve yeni iş bulmak açısından çok faydalı. Sektördeki çoğu kişi, başarılarının yanısıra başarısızlıklarını da paylaşmaktan gocunmuyor. Bu yaklaşım endüstrinin gelişimini çok olumlu etkiliyor.

Bunlara ek olarak, yine konferansın bir parçasi olan Independent Game Festival, her sene büyüyerek küçük oyun geliştiricilerinin piyasaya açılmasını sağlıyor. Genelde yeni fikirler ve oyun mekanikleri bu tarz şirketlerden çıkıyor.

Ama bence bunlardan da önemlisi konferansın motivasyon ve ilham kaynağı olması.

R.C. – Dikkatinizi çeken tasarımlar veya yenilikler var mıydı?

B.Y. - Bu sene açıklanan çok önemli bir yenilik yok. Daha önceden anons edilmiş ama bu sene daha da şekillendirilen bir kaç önemli proje var.

Eğer hedeflendiği gibi çalışırsa OnLive kimi dengeleri değiştirebilir. OnLive, konsol oyunlarının PC/Mac üzerinde “streaming” yöntemiyle oynanmasını sağlayacak bir sistem. Ancak başarısız olma ihtimali de oldukça yüksek.

Nintendo Wii’nin kumandasının yarattığı akımı, Sony “Playstation Move” ile, Microsoft da “Project Natal” ile takip ediyor. Wii’nin sessiz ve derinden gelerek endüstriyi nasıl değiştirdiğini görmek çok ilginç.

Türkiye açısından baktığımızda ise Hakan adlı bir Kırkpınar yağlı güreşçisinin Street Fighter’a eklenmesi önemli bir gelişme. :)

R.C. – Oyun sektörü Türkiye`de de yavaş yavaş gelişiyor. Gerek yatırımcılar gerekse reklam verenler sağladıkları yatırım ile bu oyunların gelişmesine katkı payı sağlıyorlar. Buradan bakıldığında Türkiye’de oyun sektörü sizce ne durumda? Gelecek planlarınız arasında Türk oyun sektörü var mı?

B.Y. - Gelecek planlarım arasında Türk oyun sektörü kesinlikle var. Son zamanlarda sektördeki gelişmeler oldukça pozitif. Geçmişte, korsan oyun piyasası Türkiye oyun sektöründeki en büyük sorundu. Oyunların internet üzerine taşınması ve mikro ödemelerin yayılması oyun geliştiricilerin emeklerinin karşılığını alabilmesini sağlayacak, dolayısıyla girişimler artacak ve oyun piyasası olgunlaşacak diye düşünüyorum.

Bir diğer önemli nokta da Türkiye’den çıkan oyunların özgün tasarımlara sahip olmamaları. Bugüne kadar yapılan Türk oyunlarında genel yaklaşım, dünyadaki populer oyunların tasarımlarının kopyalanıp üzerine Türk motiflerinin eklenmesi. Teknolojiyi geriden takip edip nispeten kısıtlı Türk piyasası için klonlar yaratmak yerine, özgün tasarımlarla bütün dünyaya hitap edebilmek Türk endüstrisinin ufkunu genişletir ve dünyanın dikkatini üzerimize çeker diye düşünuyorum.

Bu durumun dışarıdan görünüşü tabii ki. Bu konuda fikir alişverişinde bulunmak isteyen Türk oyun sektöründeki arkadaşlarla iletişim kurmaktan çok mutluluk duyarım. İsteyenler bana barisyaman ~at~ yahoo.com adresinden ulaşabilirler.

Çok teşekkürler.

R.C. -Paylaşımlarınız için asıl biz teşekkür ederiz.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Reyhan Çepik tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

YollaYolla.com: İstediğin Ürünü Al Dene Sonra Geri Gönder

Sal, 03/16/2010 - 08:00

Bu senenin etohum girişimlerinden olan ve üyelerinin istedikleri ürünleri sipariş ederek deneyebildikleri alışveriş sitesi YollaYolla.com beta olarak yayına başladı. Servisi aslında alternatif bir online alışveriş sitesi olarak değerlendirmek mümkün. Ücretli olarak üye olunan YollaYolla.com üyelik paketine göre üyelerine belirli sayıda ürün sipariş etme hakkı veriyor. Üyeler istedikleri ürünleri istedikleri süre boyunca denedikten sonra geri gönderip yenisini alabiliyorlar.

Bugün itibariyle ilk kez görücüye çıkan servis beta davetiyesi isteyen kullanıcıların üye olmasına imkan tanıyor. 20 Mart’tan sonra ise herkesin kullanımına açılıyor olacak.

70 TL, 150 TL ve 250 TL aylık üyelik seçenekleri sunan YollaYolla.com paket içeriklerine göre kullanıcılara 1,2 ya da 3 ürünü aynı anda deneme imkanı sunuyor. Pakete göre üyelere öncelikli imkanlar da sunuluyor.

Şu an için sistemde “bilgisayar”,” elektronik”, “hobi & oyun”, “outdoor” ve “anne, bebek ve çocuk” kategorileri bulunuyor. Kategorilerdeki ürünler de üyelik paketine göre alınabiliyor ya da alınamıyor. Mesela Apple TV’yi alıp denemek istiyorsanız en az 150 TL aylık üyelik bedeli olan pakete ihtiyacınız bulunuyor.

Fikir olarak fazlasıyla zekice olan servis ilk izlenim olarak sizi şaşırtıyor olabilir. Hatta girişimcileri nasıl para kazanacaklar gibi bir düşünceye bile girebilirsiniz. Ancak konuyu taksitli ürün almak gibi düşünecek olursanız durum değişiyor. Örnek olarak, 40 GB’lık Apple TV’yi ele alacak olursak aylık 150 TL verdiğiniz paketle 600-700 TL civarında olan bu ürünün deneme süresince taksitini ödüyor gibi oluyorsunuz. Sonra geri gönderip bir başka ürün aldığınızda bu sefer taksitiniz o ürün için sürüyor. Sistemdeki en pahalı ürünün ortalama 800 TL olduğunu göz önüne alacak olursanız ve bu ürünleri en az 150 TL’lik pakete sahip üyelerin kullanabildiğini düşünürseniz iş modelinin ne kadar problemsiz olduğunu anlayabilirsiniz.

YollaYolla.com’u ilk kez inceleme fırsatı buldum ve iş modeli olarak başarılı olan bu servisin, kullanılabilirlik ve arayüzleri için de daha etkili bir çıkış yapmasını beklerdim. Mutlaka beta süreci boyunca bu tür geri dönüşler yapılacaktır ve düzenlemeye gidilecektir ancak fazla gecikilmemesini tavsiye ederim.

Özellikle bir ürünü almadan önce denemek ya da kısa süreli kullanmak isteyen kişiler için YollaYolla.com’un bir nimet olduğunu söyleyebilirim. Ürüne sahip olmayı sevenler için ise doğru bir seçenek olmayacaktır. Hedef kitlesini göz önüne aldığımızda servisin kısa süre içinde üyelik paketleri ve ürün çeşitliliği açısından gelişmesi durumunda girişimcileri için değer yaratması mümkündür. Ancak paketler ve ürünler arasındaki fırsat dengesi bu noktada çok önemli bir kriter olacaktır. Eğer doğru olarak kurulursa YollaYolla.com’un hedeflenen popülaritesinin yakalanması sağlanabilir.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Webrazzi’nin 1 Aylık Mobil Trafik Raporu

Pzt, 03/15/2010 - 12:20

Mobil mecrada trafik analizleri yapan PercentMobile‘dan aldığımız küçük bir raporu daha önce paylaşmıştık. Webrazzi için yeni bir rapor daha edinerek yaklaşık 1 yıllık sürede nelerin değiştiğini görmek istedik.

2009 Mayıs ayında toplam trafiğimizin sadece %0.6’sı mobil kanaldan gelirken bugün bu rakam %2‘ye çıkmış. 12 Şubat – 14 Mart arasında aldığımız sonuçlara göre 404 farklı ziyaretçi 48 (22*) farklı cihaz üzerinden Webrazzi’yi ziyaret etmiş.

Webrazzi’nin mobil ziyaretçileri 31 farklı ağ (7*), 17 ülke (4*) ve %24.3 WiFi (13,8*) kullanım oranıyla ortalama 1.4 sayfa görüntülemiş ki bu hatırı sayılır bir çeşitlilik. Parantez içinde yazılan rakamlar ilk raporun sonuçlarıdır. Değişimi görmeniz adına özellikle belirtmek istedik.

Türkiye özelinde baktığımızda kullanılan cihazlarda Apple için oldukça pozitif sonuçlar var. Genel trafikte payı %50′yi aşan Apple, Türkiye’de %67,7 lik bir paya sahip.

%65′lik iPhone trafiğinin yanında %2,8 lik iPod Touch ziyareti Apple ile rakipleri arasına önemli bir fark koymuş. Apple’ı takip eden Nokia ve Blackberry ise toplam %7,2‘lık trafik sağlamış. İlk rapora kıyasla Apple’ın yükseldiği, Nokia’nın payında ise önemli bir kayıp yaşandığı görülüyor.

Ziyaretlerin %56,4‘ü Turkcell şebekesi üzerinden gelmiş ki, Turkcell’in açıklamış olduğu mobil internet kullanım oranları ve iPhone satış rakamlarıyla paralellik gösteriyor. Diğer servis sağlayıcıların ise hatırı sayılır bir trafiği yok.

Webrazzi’nin genel trafiğinin değişimine oranla bu analizi uzun vadede takip etmek daha iyi bir sonuç alınmasını sağlar. Ancak genel anlamıyla 3G’nin mobil internet kullanımını artırdığını söylemek lazım. Belirgin bir nokta da iPhone’nun ülkemizde mobil internet için oldukça tercih ediliyor olduğu…


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Röportaj: Sanal Ürünler İçin Ödeme Platformu Boomerang Networks

Pzt, 03/15/2010 - 09:13

Türkiye’de adını ilk defa Zurna.com ile duyduğumuz başarılı Türk girişimcisi Onur Günday ile şu an üzerinde çalıştığı projesini ve sektöre bakışını konuştuğumuz keyifli bir roportaj gerçekleştirdik.

Reyhan Çepik ­- Merhaba Onur, Webrazzi okuyucuları için biraz kendinden ve geçmişteki projelerinden kısaca bahseder misin?

Onur Günday - 1979 Florida doğumluyum, 10 sene kadar Türkiye’de yaşadım. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra Stanford Üniversitesi’nden B.S. in Technology Management bölümünü bitirdim. Daha sonra Expedia.com’da Program Manager olarak çalıştım. 12 Cruise şirketinin platformlarını bir platform üzerinde birleştirerek, dünyanın en büyük kruvaziyer seyahat acentasını kurduk. Daha sonra OutCubator adlı incubator’ı kurdum. Amacım  kendi startuplarımızı kurmak ve startup kurmak isteyen deneyimli kişilere yardımcı olmaktı. Bunun için, Ukrayna’da bir ekip oluşturup OutCubator’ı geliştirdim. İlk projemiz Çin, Amerika ve Avrupa arasında ticareti sağlayan Closo.com adlı uluslararası bir elektronik ticaret platformuydu. Closo.com ile senede 3 milyon dolarlık bir gelir seviyesine ulaştık. Sonra Zurna.com ve diğer lokal dillerde sosyal ağlar lanse ettik. Amacımız, Closo’ya trafik getirmekti.

Diğer bir projemiz, San Francisco bazlı Red Herring’den bir executive ile ortaklaşa gerçeklestirdiğimiz Adperk adındaki video reklam platformuydu. Bu platformda, kullanıcılar reklam seyredip, puan kazanıyor, bu puanlarla da dergi aboneliği alabiliyorlardı. Microsoft’tan iki mühendis ile Seattle bazlı MiNeeds diye bir lokal sosyal servis platformu lanse ettik. Kullanıcılar ihtiyaçlarını post ediyorlar, servis sağlayıcılar da site üzerinden teklif sunuyorlardı. Son olarak da bütün Amerika’ya hitaben, Rofo.com adlı kiralık iş yeri arama motorunu geliştirdik. Bu projelerin hepsi niş projelerdi. Daha çok kişiye hitap edebilecek ve herkesin hayatını etkileyebilecek projeler arayışındayken gelişen sosyal oyun sektörü dikkatimizi çekti ve Zurna’daki monetizasyon deneyimimizi Adperk’teki incentivization deneyimimizle birleştirip, sosyal networklerdeki oyunlara uygulama fikri çıktı. En sonunda Boomerang Networks‘ü lanse ettik.

R.Ç. – Boomerang Networks’den ve ne iş yaptığından biraz bahseder misiniz?

O.G -Boomerang Networks, bir monetization/ödeme şirketi. Özellikle Facebook ve diğer sosyal ağlardaki oyun şirketleri bizim platformumuzu kullanıyorlar. Bu sayede Türkiye’de de yaygın olan Farmville, Mafia Wars, Çete Savaşları gibi oyunları oynayan kullanıcılar inek, kedi, köpek, tarlalarına ekin, silah vs… almak istediklerinde, kolaylıkla ödeme yapıp sanal paralarını alabiliyorlar.

R.Ç. – Kullanıcıların sanal para alma ve ödeme şekilleri ne şekilde oluyor? Bunu biraz açar mısınız?

O.G. - Bir sürü şekilde yapmak mümkün. Facebook’ta birçok ülkeden ve yaş grubundan kullanıcılar var. Herkesin parası yada kredi kartı olmayabiliyor. Ayrıca para vermek de istemiyorlar. Bizim yaptığımız şey, dünya üzerinde bulunan 50′yi aşkın ödeme metodlarını bir arayüz altında birleştiriyoruz ve Offer denilen, alternatif ödeme sistemi sağlıyoruz. Kullanıcıların “ödeme yapamıyorum” demesine fırsat bırakmıyoruz, illa ki birkac fonksiyon sağlıyoruz.

R.Ç. – Offer’ı bize biraz açar mısın?

O.G - Offer’lar, CPA bazlı reklamlar ama biz bu reklamları sanal paraya çeviriyoruz. Örnek vermek gerekirse, kullanıcı CPA reklama tıklıyor, diyelim ki bir mobil melodi servisine üye oluyor. O mobil melodi servisi de kullanıcı için bize 5 lira komisyon ödüyor. Bu komisyon ile oyunun içinde sanal para alıyoruz ve kullanıcıya anında veriyoruz. Bu mobil melodi servisi bir örnek, bunun dışında mesela Gittigidiyor’dan alışveriş de yapabilir, bir dergiye abone olabilir, anket doldurabilir, Facebook’ta bir uygulama yükleyebilir ve sanal parasını alabilir. Bunun gibi yaklaşık 20 değişik seçenek sunuyoruz.

R.Ç. – Boomerang Networks için herhangi bir yatırım aldınız mı? Bu yatırımla birlikte neler değişti?

O.G - Evet. Paypal’ın CFO’sundan yatırım aldık. Bu şekilde yatırımlara “akıllı yatırım” deniliyor. Bu tarz yatırımlar, para getirisinin yanında stratejik başka katma değerleri de beraberinde getiriyor.

R.Ç. – Türkiye’de bu hizmet kullanılıyor mu?

O.G - Facebook’un en başarılı uygulama geliştiricileri arasında, Türkler var. İşin enteresan yanı, bu kişilerin kim olduğunu hiç duymamış olabilirsiniz ama milyonlarca kullanıcıya sahipler. Mesela Hüseyin Yaslan, Engin Kartal, Kaan Soral Facebook üzerinde uygulama geliştiriyorlar. Onun dışında hem Facebook’ta hem Facebook dışında çalışan Consala adlı firma, SonKorsan, Madeniyet ve Minefight adlı 3 oyununda bizimle çalışıyor.

R.Ç. – Uluslarası bir şirket olarak Türkiye pazarındaki konumuz nasıl? Gerek reklam verenler gerekse oyun geliştiricileri bu sistemi benimsediler mi?

O.G - Türkiye pazarında monetizasyon konusunda lideriz. Hem Türk ad networkleriyle, hem de bize direk CPA bazlı reklam veren şirketlerle çalışıyoruz. Ayrıca dedigim gibi, oyun geliştiricileri veya Facebook uygulama geliştiricileri bu sistem ile hem para kazanıyorlar hem de oyunlarını yayıyorlar. Reklam şirketleri ve reklam verenlerin CPA bazlı yani gerçek performans bazlı reklamlara daha çok alışmaları lazım. Herkes hala CPM ve CPC bazlı çalışıyor veya şu siteye “1000 liralık reklam verelim, bu siteye de 500 liralık reklam verelim 1 hafta kalsın” gibi geleneksel reklam metodları hala hakim. Bu metod benimsendiği takdirde, internet reklamcılığının gelecegi CPA bazlı, yani hedef odaklı reklamlar vasıtasıyla olacak.

R.Ç. – Kısa bir süre önce Offerpal Media uyguladığı  reklam politikasından dolayı uygulama geliştiricilerinden ve  Facebook kullanıcılarından olumsuz tepkiler aldi. Şirket, bu süre zarfında CEO’su Anu Shukla‘yı görevinden aldı. Gerek Facebook yönetimi gerekse uygulama geliştiricileri de kendi reklam politikalarini gözden geçirme kararı aldılar. Boomerang Networks olarak sizin reklam politikanız nasıl? Sektörde yaşanan bu olaylar sizi nasil etkiledi?

O.G – Bize gelen reklamların hepsini editoryal ekibimiz inceliyor. Kullanıcının sanal parasını alması için ne yapması gerektiğine bakıyor ve ona göre açıklamalar ekliyor. Sonra Facebook, MySpace kurallarına, ülke kurallarına uygunluğuna bakıyoruz ve kullanıcılara sunuyoruz. Facebook gibi reklam alan uygulamalara sahip şirketler kullanıcılarının da haklarını koruyorlar. Bunun için belli kuralları var. Biz de Boomerang olarak şeffaf teklifler sunuyoruz.

R.Ç. – Şu an üzerinde çalıştığınız proje global pazara hizmet veriyor. Zurna gibi sadece Türkiye pazarına hizmet veren projelerin olacak mı?

O.G - Biz Zurna projesiyle öğrendik ki, sadece Türkiye’ye yönelik proje yapmak, özellikle internet alanında çok sakıncalı. İki ay önce, 12.ci İzmir Sulh Ceza Mahkemesi bize hiç haber vermeden, Zurna.net ile karıştırarak Zurna.com’u kapatma kararı almış. Karara ait herhangi bir bilgilendirme elimize ulaşmadı. Bilgisi dahilinde olmayan kararlar vermeye yetkili yargıç ve mahkemeler oldukça ve buna izin veren kanun açıkları varken Türkiye’ye yönelik iş yapmak çok riskli. Global pazara hitap etmek hem daha az riskli hem de daha fazla kazanç sağlıyor.

R.Ç. – Silikon Vadisinde bulunmanın size sağladığı avantajlar neler oldu? Bu projeleri Türkiye’de başlatsaydınız aynı sinerjiyi yakalayabilir miydiniz?

O.G – Burada kanun biraz daha iyi işliyor. Haliyle şirketin yaptığı anlaşmaları, ödenecek ve alınacak paraları sağlama almış oluyorsun. Türkiye’de iş yaparken, ödeme toplamak için uzun zamanlarını harcaman gerekiyor. Bu sağlam bazın üstünde katma değer olarak Silikon Vadisi, bilgili, akıllı ve işten anlayan, fikri olan insanları birarada sunuyor. Bu sekilde yeni fikirler, trendlerin ne oldugunu, nelerin iş yapıp yapamayacağını insan hemen anlayabiliyor. Her teknolojik konuda bir uzman var. Türkiye’de iyi tutan bir Simit Sarayı’nın karşısında yanında ve çaprazında rakip Simit Sarayları ortaya çıkıyor. Tavuk satan bir şirket, bu şirkete taşımacılık hizmeti veren şirkete iş vermek veya onu satın almak yerine, kendi taşımacılık şirketini kuruyor. Türkiye’de bu yüzden iş yapmak karmaşık ve hayli riskli. Böyle bir iş ortamının doğuracağı sinerji ile Silikon Vadisinde ortaya çıkacak olan sinerji tartışılır. Buradaki sistem iç dinamiklerinizi harekete geçiren ve besleyen bir yapıya sahip.

R.Ç. – Uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

O.G -Sloganımız “Let there be virtual currency”. Yani her şekilde kullanıcıların, nereden gelirlerse gelsinler, hangi yaş grubuna, ekonomik grubu dahil olurlarsa olsunlar, sanal para kazanabilmelerini sağlamak istiyoruz. Bu da dünyanın her yerinden CPA reklam, ve ödeme sistemleriyle entegre olmamızı gerektiriyor. Sistemimizi bir çok dile çevirmemiz gerekiyor (su an 15 dilde hizmet veriyoruz). Diğer bir amacımız da tabii ki, platformumuzu kullanan şirketlerin sayısının artması. Şu an en büyük 3 sosyal oyun şirketlerinden bir tanesiyle çalışmaya başladık.

R.Ç. – Son olarak geçtiğimiz günlerde ziyaretçilerine kapılarını açan Game Developer Conference’ı (Oyun Geliştiricileri Konferansı) ziyaret etme şansı buldunuz mu? İzlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

O.G - Game Developers Conference, dünya’nın en büyük oyun konferansı. Bu konferans için yüzlerce oyun şirketi ve girişimci San Fransisco’ya geliyor. Bu sene, oyun endüstrisinde büyük bir gelişme oldu. Kutu oyunların satışlarında büyük bir düşüş yaşandı. Sosyal oyunlar Facebook’un yayılmasıyla, inanılmaz önem kazandı. Casual Game denilen flash bazlı oyunlar ise, yavaş yavaş kendilerini yeniden sosyal alanlarda yapılandırmaya calışıyorlar. Oyun endüstrisi ekonomik durgunluk arasında Amerika’da ve Dünya’da tek yatırım alan endüstri diyebiliriz. Bu yüzden, bu sene ayrıca bir heyecan yaşanıyor. Bizim icin önemi ise; Boomerang bir seneden beri Offerwall ile çesitli oyun şirketlerinin monetizasyonunu yaparken, ilk defa public hale geldik ve Techcrunch, Venturebeat, ve Insidefacebook bloglarından da bir hayli ilgi gördük ve güzel yorumlar aldık. Konferans, bizim şirket için bir dönüm noktası oldu.

R.Ç. – Röportaj için çok teşekkür ederim.

O.G - Asıl ben teşekkur ederim. Türkiye’ye selamlar.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Reyhan Çepik tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Twitter’da Lokasyon Paylaşımı Yayında!

Pzr, 03/14/2010 - 21:31

Twitter ve Facebook’un lokasyon çağına geçişinde ilk adımı Twitter attı. Lokasyon paylaşımı özelliğini ilk olarak Amerika için kullanıma açan Twitter kısa zamanda diğer ülkelerde de servisi canlandıracak.

Varsayılan olarak kapalı durumda olan lokasyon bilgisi paylaşımını ayarlar sayfasından aktifleştirmek mümkün. Şu anda Amerika’dan gelen Tweetlerde görülebilen lokasyon bilgileri Biz Stone’un paylaştığı bilgilere göre hızla yayılacak.

Twitter’in lokasyon paylaşımı ile daha değerli bir bilgi paylaşım platformuna dönüşeceğini dile getiren Stone, artık Tweetlerin daha fazla anlam taşıyacağını söylemiş. Ancak Twitter gibi spam kullanıcıların her an ulaşabileceği bir ortamda çok dikkatli olmanın gerekeceği de paylaşılmış.

Lokasyon güncelleme bilgileri Windows’ta Firefox 3.5 ve Google Chrome ile görülebilecek. Daha eski tarayıcı sürümleriyle bu özelliği görüntülemenin Google Gears ile kullanılabilmesi mümkün. Saat dilimleri üzerinden tanımlanan lokasyon paylaşımını istenildiği zaman kapatabilecek ya da eski Tweetlerinizden tüm lokasyon bilgilerini temizleyebileceksiniz.

Son zamanlarda gerilediği tatışmaları yapılan Twitter, Şubat ayı başında profillerin imleç ile görüntülenebilmesini (hovercards) kademeli olarak kullanıma açmış, geçtiğimiz günlerde de “güncelle” butonunu “tweet” olarak değiştirmişti. Bu küçük değişikliklerle biraz hareketlenen Twitter artık lokasyon servisi ile daha canlı olacak. İsterseniz ekstra bilgiler ve sorulara göz atabilirsiniz.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

EfsaneOl.com: Yeni Futbol Menajerlik Oyunu

Cum, 03/12/2010 - 13:07

Bir süredir Twitter ve Friendfeed üzerinde Sinan Ata tarafından tease edilen Efsane Ol! sonunda açıldı. Şimdilik Beta sürecinde olan projeyi, sanırım en iyi online futbol menejerlik oyunu olarak tanımlayabiliriz. Oyun Sinan Ata’nın kurduğu Ata Games‘in ilk oyunu olma özelliğini taşıyor ve aldığımız bilgiye göre Ata Games yıl sonuna kadar toplam 3 oyun çıkartmayı planlıyor.

Efsane Ol’da kendi takımınızı oluşturduktan sonra takımınızın taktik dizilimini düzenleyebiliyor, antrenman programını planlayabiliyor, finansal durumunuzu yönetebiliyor ve tesislerinizin geliştirilmesi üzerine çalışabiliyorsunuz. Oyunda o anlık aktivite yaratmak için diğer takımlara meydan okuyarak dostluk maçları yapmak mümkün. Bu şekilde oyuncularınıza deneyim kazandırarak takımınızı lig maçlarına daha iyi hazırlayabiliyorsunuz. Haftanın üç günü lig maçlarına çıktığınız Efsane Ol’da gerçek zamanlı bir lig kurgusu  bulunuyor. 5 adet ligin bulunduğu oyunda, takımınız lig maçlarını kazandıkça bir üst lige çıkıyor.

Efsane Ol, TRT ile ortak bir çalışmaya giderek televizyonda reklam almayı başarmış. Yarından itibaren TRT’de Efsane Ol’un reklamlarının döneceği bilgisini aldık. Sanırım Türkiye’de televizyon reklamlarıyla açılışını yapan ilk internet girişimi Efsane Ol olacak.

Efsane Ol’un ileri dönem hedefleri arasında yabancı dillere çevrilerek farklı ülkelere (tabi ki öncelikli olarak futbol meraklısı ülkeler tercih edilecektir) göre modellenmek var. Yazılım hazırlanırken bu amaçla çoklu dil altyapısı oluşturulabilecek şekilde geliştirilmiş. Ancak şu anda öncelikli hedef Türkiye pazarında sağlam bir yer kazanmak olacaktır.

Projenin gelir modeline bakacak olursak, reklam ve premium üyelik üzerinden kazanç sağlamak planlanıyor. Reklam ayağından nasıl bir gelir yaratılabilir şimdilik tahmin etmek zor ancak premium üyelik ve ileriki dönemlerde hayata geçirilebilecek olan “sanal ürün” (virtual goods) tarafından gelirleri artırmak mümkün görünüyor. Şu anda reklamsız oynama hakkı, gözlemci işe al, özel tedavi hakkı ve kredi bul gibi premium seçenekler bulunuyor. Ödemeler ise Turkcell ve Avea’nın mobil ödeme servisleri üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu seçeneklere bakarak oyun oturduğunda belki de hakem satın almaya kadar çok çeşitli premium seçenekleri görebiliriz :) (şaka şaka)

Türk internetinde en çok talep edilen ürünlerin başında oyun gelirken bu alandaki girişimlerin azlığından ve fırsatlardan daha önce defalarca söz etmiştik. Son dönemde Efsane Ol gibi online oyunların hayata geçirilmesi haberlerini aldıkça bu alandaki umudumuz artıyor.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Twitter ve Facebook Lokasyon Dünyasına Adım Atmak Üzere

Cum, 03/12/2010 - 13:04

Lokasyon bazlı servislerin bu yıl çok önemli olacağını söylemiş ve Foursquare‘in giderek artan popüleritesini paylaşmıştık. Büyük oyuncuların bu alanda boş durması elbette düşünülemezdi. Hali hazırda Google’ın Buzz çıkışının lokasyon temelli olması bunun bir göstergesiydi. Diğer büyükler Twitter ve Facebook için ise kazan kaynamaya başladı.

Hatırlanacağı üzere Twitter Ocak ayı sonunda lokal trendleri erişilebilir (Türkiye’de değil) hale getirmişti. Şu anda sunulan Twitter API’si ile 3.parti uygulamalarda lokasyon bilgisinin kullanılabildiği de malum bir konu. Biraz daha geriye gittiğimizde ise Twitter Blog’da Biz Stone’un tam anlamıyla lokasyon temelli bir servis için çalıştıklarına dair yazılar görmek mümkün. İşte tüm bunların gebe olduğu olay geçenlerde su yüzüne çıktı ve MG Siegler, TechCrunch‘ta Twitter’ın lokasyon bölümünü (sitesini) kullanıma açtığını paylaştı. Ancak Twitter’ın bu gösterişi uzun sürmedi ve bu özellik erişime kapatıldı.


Twitter’ın Nisan ayının ortasında bir konferans düzenleyeceğini paylaşmıştık ve burada böyle bir yeniliğin duyurulması olası bir durum. Diğer yandan Facebook’un F8 adlı nisan sonunda düzenleyeceği yıllık konferansı da hatırlamak gerekiyor.  NYTimes’ın haberine göre de Facebook profillerde lokasyon paylaşımı yapabilmeye imkan tanıyacağı özelliğini F8′de tanıtacak.

Proje ekibinden alınan bilgiye göre Facebook 1 yıl civarında bu işe vakit ayırmış ve herşeyi tamamlandıktan sonra harekete geçmek istiyor. Mobil kanaldan aylık 100 Milyon aktif üye sınırını geçtiğini duyuran Facebook’un bir süredir ana sayfasında mobil cihaz kullanıcılarının dikkatini çekmesinin nedeni de böylece anlaşılıyor.

Sonuçta Facebook ve Twitter’ın, Google’ın ardından lokasyon paylaşımlı bir açılım yapacağına ikna olmuş durumdayız. Ancak özellikle Facebook için konuyla alakalı güvenlik endişeleri ve gizlilik sözleşmesinin şekli önem taşıyor. Aksi takdirde Google’da olduğu gibi bir sıkıntı yaşanabilir.

Foursquare‘in yanında Gowalla‘nın da boş durmadığını ve Almanya üzerinden yeni bir lokasyon tabanlı, eğlenceli servisin beta testlerinde olduğunu söyleyelim. ;)


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Blog Ödülleri 2010 Kayıtları Başladı!

Cum, 03/12/2010 - 13:03

2 senedir Türkiye’nin en iyi bloglarını seçen Blog Ödülleri, 2010 yılı kayıtları başladı. Yarışmaya katılmak isteyen bloglar 30 Mart’a kadar başvurularını site üzerinden yapabilirler.

Bu sene oylamanın formatı biraz değişerek 30 Nisan’da sona erecek oylama sürecinin arkasından bloglar jüri üyelerinin değerlendirmesine sunulacak. Geçen sene blog ödülleri kazananları hakkında yapılan yoğun eleştirilerin böyle bir düzenlemeye gidilmesine sebep olduğunu tahmin ediyoruz.

15 farklı kategoride blogların yarışacağı yarışmada ülkemizin önde gelen markalarını kategori sponsoru olarak görüyoruz. Alpella, Efes Pilsen, e-kolay, Fiat, Garanti Bankası, HepsiBurada.com, limango, Mars Atletic Club, Microsoft, ntvmsnbc, Pegasus, Reklamstore, Schwarzkopf, Ülker ve Vestel kategori sponsoru olarak Blog Ödülleri 2010′a destek oluyorlar.

30 Mart’a kadar sürecek başvuruların ardından Blog Ödülleri 2010 programına göre süreç şöyle devam edecek:

10 – 30 Mart: Başvuruların Alınması

31 Mart – 9 Nisan: Başvuruların Değerlendirilmesi

10 Nisan – 30 Nisan: Oylama Süreci

2 Mayıs – 6 Mayıs: Jüri Değerlendirmesi

8 Mayıs: Ödül Töreni

Yarışmaya katılan tüm bloglara başarılar, Blog Ödülleri ekibine de Webrazzi ekibi olarak kolaylıklar dileriz.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Açık İnovasyon İle İnovatif Fikirler Hayat Buluyor

Per, 03/11/2010 - 09:00

Tekno Girişim Sermayesi Desteği ile yola çıkan Açıkİnovasyon.com, 1 Şubat’ta açık beta olarak yayına başlayan inovatif fikir platformu. Projenin konsepti, herhangi bir marka ya da şirketin birinci elden yapılan çağrılarına bireysel inovatif tekliflerin sunulmasına dayanıyor.

Açık İnovasyonu, değer sağlayan yenilikçi fikirlerin geniş bir çevreden alınması olarak tanımlayabiliriz. Dünyanın önemli markalarının yanında bugün birçok şirkette açık inovasyon fikriyle tüm personelin fikirlerine değer veriliyor. Açık İnovasyon da daha geniş bir açılımla inovatif fikir paylaşımını ve karşılığının verilmesini hedefliyor.

Servisin detaylarına geçmeden önce Tekno Girişim Sermayesi Desteği’nden kısaca bahsedelim. Türkiye’de teknoloji ve ar-ge projelerine Kosgeb tarafından sağlanan ve istifade edilebilecek önemli yardımlar var. Kosgeb bugüne kadar teknolojik yenilik içeren projelere destek verse de bir süre önce hizmet sektörünün de destek kapsamına alınması çalışmaları yapılıyordu. Yeni girişimlerin desteklenmesi amacıyla çıkarılan Tekno Girişim Sermayesi Desteği de Kosgeb’in Sanayi Bakanlığının son yıllarda verdiği ve web projelerini de kapsayan desteklerden biri.

Şirketler tarafından talep edilen inovasyon, Fikir Çağrıları, Proje Çağrıları ve Ortak Akıl Çağrıları olarak 3 başlık altında yayınlanıyor ve beğenilen fikirler çeşitli şekillerde ödüllendiriliyor. Ülkemizde eksikliğini yaşadığımız inovasyona yardımcı olabilecek projenin yöneticisi Yakup Sezer ve ekibi inovatif fikirlerin daha iyi geliştirilmesi ve fikir mülkiyet haklarının korunması yönünde de çalışmalara başlamış.

Şu anda Teknosa, T-Box, Collezione gibi önemli markalarla 15 şirketin inovasyon aradığı platform Mart ayı sonunda 25-30 şirkete hizmet vermeye hazırlanıyor. Eğer fikirlerinize güveniyorsanız platforma üye olarak inovasyon arayanlara hem gelen talepler üzerinden hem de direkt olarak fikir gönderebilirsiniz.


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Webrazzi Gündem: Web 3.0 İnternetin Geleceğine Hazır Mısınız?

Per, 03/11/2010 - 08:00

Webrazzi Gündem toplantılarının beşincisi önümüzdeki hafta 17 Mart 2010, Çarşamba günü İstabul Elite World Hotel‘de “Web 3.0” konusuyla gerçekleşecek. İnternetin bugüne kadarki gelişme sürecinin ötesinde, geleceğinin konuşulacağı toplantıya sektörün önde gelen isimleri katılıyor olacak.

Webrazzi Gündem: Web 3.0” toplantısının programı aşağıdaki gibidir.

08:30 – 09:00  /  Kayıt ve ikram

09:30 – 10:00  /  Geleceğin İnterneti: Web 3.0
Okan Alper – Turkcell, İnternet ve Komünite Bölüm Yöneticisi

10:00 – 10:30  /  Web 3.0 İnterneti Ne Kadar Değiştirebilir Ki?
Arda Kutsal -  Webrazzi, Kurucu

10:30 – 11:00  /  Web 3.0 ve Eğlence Servisleri
Gökçen Karan – Sevenice, Kurucu / Yeni Medya, Yapımcı

11:00 – 11:30  /  Kahve Arası

11:30 – 12:15  /  Pazarlama 3.0 = İnternetin Geleceğinde Pazarlama
Mehmet Nuri Çankaya – Microsoft, Pazarlama Grup Müdürü

12:15 – 13:00  /  Web 3.0 ve Geleceğin İş Modelleri
Moderatör: Arda Kutsal – Webrazzi, Kurucu
Ekim Nazım Kaya – Botego, Kurucu Ortak
Burak Büyükdemir – etohum, Kurucu

Salı gününe kadar kaydınızı online olarak yaptırabilirsiniz. Cuma akşama kadar ise erken kayıt indiriminden faydalanarak kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz.

Kaydınızı hemen gerçekleştirip sektörün öncüleri ile gündemin bir parçası olmak için tıklayın.

Webrazzi Gündem toplantıları ile ilgili detaylı bilgiyi, Haziran ayına kadar sürecek olan toplantıların takvimini ve geçmiş toplantılar ile ilgili bilgileri www.webrazzi.com/gundem/ adresinden alabilirsiniz.

Webrazzi Gündem Medya Sponsoru

ntv-logo

Webrazzi Gündem İnternet Sponsoru

yenibiris

Webrazzi Gündem Yayın Sponsoru

Webrazzi Gündem İletişim Sponsoru

mpn-logo

Webrazzi Gündem Resmi İş Ağı

bizebiz-logo


Webrazzi Gündem toplantıları devam ediyor! Detaylı bilgi ve program için tıklayın.

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Twitter Ekonomisi: Retweet.com 250 Bin Dolara Satıldı, URL Kısaltma Servisleri Son Gelişme İle Yıkıldı

Çrş, 03/10/2010 - 19:42

Retweet.com açık artırmasını 20 gün önce yazmıştık. Flippa üzerinden yapılan açık artırmada o günlerde 55 bin dolara alıcı arayan servis, dün $250 bin karşılığında satıldı. 45 teklif sonucunda fiyatı $202 bin seviyesine ulaşan servis daha fazla bekleyerek risk almak istemeyen biri tarafından $250 bin karşılığında “hemen al” fiyatıyla satın alındı.

Twitter‘ın “retweet” özelliğini kendi içine katmasıyla ana özelliğini kaybeden girişim büyük çıkışını yapamadan kendini açık artırmada bulmuştu. Şimdi gözler Retweet.com’un rakibi ve bu konudaki en popüler site olan Tweetmeme’e dönmüş durumda. Retweet’in satışının ardından Tweetmeme‘in nasıl bir tavır takınacağı ve sitenin geleceğinin nasıl olacağı merak ediliyor.

Retweet.com cephesinde bu gelişmeler olurken Twitter dün blogundan yaptığı açıklamayla kendi URL kısaltıcısını site üzerinde devreye aldığını duyurdu. Twitter, geçtiğimiz hafta kullanıcılarının direkt mesaj yoluyla aldıkları phishing ataklarına karşı böyle bir tedbir aldığını dile getiriyor. Şimdilik sadece direkt mesaj alındığında gönderilen e-posta bildirimlerinde URL kısaltma servisi kullanılsa da (http://twt.tl) bir süre sonra tüm site içindeki web bağlantılarında Twitter servisinin kullanılması olasılığı bulunuyor.

Böyle bir durum tabi ki Bit.ly, Tr.im, Ow.ly gibi pekçok url kısaltma servisi için olabilecek en kötü gelişmelerden biri olacaktır. Url kısaltma servislerinin nasıl karlı bir hale dönüştürüleceği düşünülürken, bir anda Twitter gibi bir kaynağın dışında bırakılmak girişim sahiplerinin moralini oldukça bozacaktır.

Twitter cephesinden baktığımızda ise işlerin iyi gittiğini söyleyebiliriz. Başkaları tarafından Twitter üzerinde geliştirilmiş iş fikirlerini birer birer servisin ana özelliklerine eklemek şirketin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Ancak tüm bunların ötesinde birbiri ardına eklenen özellikler sonrasında Twitter’ın karmaşık bir yapıya dönüşmesi kullanıcıların en son isteyeceği şey olacaktır.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

FunMall: Facebook’ta Çiftliğinizin Yanında Dükkanınız Da Olabilir

Çrş, 03/10/2010 - 08:00

Nokta İnternet Teknolojileri bir süredir sessiz sedasız çalışmalarını sürdürdüğü Facebook oyunu FunMall‘u bugünden itibaren kitlelere ulaştırmaya hazırlanıyor. Şirketin sahibi olduğu Sinemalar.com üzerinden e-posta ile bilgilendirme yapılmaya başlanan oyun, sosyal oyun alanında Nokta’nın gelecek stratejileri anlamında da fikir veriyor.

Sinemalar.com içeriği ile geliştirilen Facebook uygulaması Sinefil‘in başarısından memnun olan ve biraz da buradaki başarının etkisiyle Facebook’a odaklanan şirket, FunMall’dan önce İzlesene.com‘un da Facebook entegrasyonu ile önemli bir trafik yakalamıştı. Nokta’nın ortaklarından Çağatay Karabulut’tan aldığım bilgiye göre hali hazırda İzlesene üzerinden Facebook’ta her saniye 2 video paylaşılıyormuş.

FunMall ile de bu popülaritenin kısa sürede yakalanabileceği tahmin ediyorum. Şöyle ki, Facebook’un en popüler oyunlarından Farmville‘in en yoğun oynandığı 3. ülke olan Türkiye’de Nokta’nın çiftlik yerine alışveriş merkezinde mağaza işletmeciliği üzerine kurguladığı FunMall’un yayılmak için herhalde fazla uğraşması gerekmeyecektir.

Genel olarak oyunu inceleyecek olursak; FunMall’da ortam bir alışveriş merkezi ve kullanıcılar burada kendi dükkanlarını açıyorlar. Şu an için sadece şekerci dükkanı açılabiliyor ancak ilerleyen günlerde kahveci, banka ve mobil ürünler dükkanı gelecekmiş. Kullanıcılar belirli bir seviyeden sonra yeni dükkanlar da açabiliyorlar ve Farmville’in aksine birden fazla dükkanın sahibi olabiliyorlar.

Eğlence anlamında da oldukça fazla detay bulunduran oyun, alışveriş merkezindeki komşularınızın dükkanlarını ziyaret etmenize ve burada onlara iyilik ya da kötülük yapmanıza imkan sağlıyor. Mesela komşunuzun dükkanına fare koyabilir, ya da duvarlarına grafiti yapabilirsiniz. :)

Özellikle marka konumlandırması açısından büyük fırsatlar barındıran FunMall teknik olarak gerçek mağazaların açılmasına da olanak tanıyor. Şu anda böyle bir çalışma olmasa da günün birinde Nokta’nın sahibi olduğu Pasaj.com’un gerçek satış mağazasını burada görürseniz şaşırmayın derim.

İş modeli olarak sanal ürünlerin satışının yanı sıra, ki şu anda mobil ödeme sistemi oyuna entegre edilmiş, bahsettiğim marka konumlandırması ve özel reklam modellerini de kullanacak olan FunMall, ek olarak önümüzdeki dönemlerde bazı hizmetler için üyelik ile de gelir sağlıyor olacakmış.

FunMall hakkında daha fazlasını nasıl olsa oyunu denemeyi düşünürseniz keşfedebilirsiniz. Ayrıca dilerseniz direkt olarak web sitesini de inceleyebilirsiniz. Bu sebeple detaylara pek fazla girmeden Nokta’nın önümüzdeki dönemlerdeki stratejilerinden de kısaca bahsetmek istiyorum.

Bir dönem Blogcu.com, İzlesene.com, FotoKritik.com gibi önemli satın almalar yapan ve bugünkü konumuna gelen Nokta, yeni satın almalar için planlar yapıyormuş. Ayrıca mevcut ürünlerin iyileştirilmesi ve yeni ürünlerin yapımı da devam ediyormuş.

Şu an için satın alma için ilgilenilen alanlar ya da firmalar hakkında bilgim yok, ayrıca şirketin yeni giriş yapmayı düşündüğü alanları da net olarak bilemiyorum. Ancak kesin olan şu ki, satın almalar ve yeni ürünlerin yanı sıra, Facebook uygulamaları konusunda bence son derece zamanında ve başarılı şekilde aksiyon alan Nokta’nın 2010′da adını fazlasıyla duyuyor olacağız.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Fragmanlar İle Yaratılan Etki Filmleri Başarıya Götürüyor

Çrş, 03/10/2010 - 07:45

Sinema endüstrisinin artık interneti vazgeçilmez bir mecra gördüğünden ve sosyal medya etkisini kullanmadan hiçbir lansman yapmayacağından eminiz. Bir filmin başarısını direkt olarak etkileyebilen bu güçlü mecranın yarattığı akım sayesinde Avatar‘ın sağladığı popülariteyi sanırım herkes farketmiştir ve biliyordur.

Film bugüne kadar dünya çapında $2 milyarın üzerinde gişe hasılatı yaptı ve Google üzerinden neredeyse “movie” kelimesi kadar arandı. Avatarın fragmanları sadece YouTube üzerinde, bizim sayabildiğimiz kadarıyla, 20 milyondan fazla izlendi. Bu arada “Avatar” kelimesinin en çok arandığı 2. ülke kim sizce? :)

Şimdi bu kervana yeni bir film katılmak üzere. Fragmanı piyasaya sürüldükten sonra YouTube’da şimdiden farklı videolar ile 20 milyon izlenmeyi yakalayan Iron Man 2 (Demir Adam 2) bir kez daha bize sosyal medyanın neler yapabileceğini gösterdi diyebilirim.

7 Mayıs’ta gösterime girecek filmin gişe hasılatlarına ve o dönemlerde Twitter’da “trend başlıklarda” olmasına şaşırmazsınız diye tahmin ediyorum.

Ülkemizde de son dönemlerde filmlerin sosyal medyaya yönelik pazarlama kampanyaları ile duyurulmasına şahit oluyoruz. Recep İvedik serisinin her fragmanın çıkışından sonra yüksek izlenme sayılarına ulaşması gibi, şu günlerde de Ay Lav Yu filmi için benzer bir viral yükseliş görüyoruz.

Ancak doğrusunu isterseniz, henüz sosyal medyayı bize göre müzik ve sinema çevrelerinde çok başarılı kullanan firmalara rastladığımızı söylemem mümkün değil. Bu mecranın değerinin hangi seviyede olduğunu çok net olarak ortaya koyan örnekler varken, ülkemizde de bu yönde örnek teşkil edebilecek başarı hikayeleri istiyoruz.

Eğer Türkiye’den bildğiniz bu tür başarı hikayeleri varsa yorumlarda paylaşmanızdan memnun oluruz.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Online Analiz Servisi Omniture, Sosyal Medya Dinamiklerinin Farkında

Sal, 03/09/2010 - 23:59

Adobe‘un geçtiğimiz sene 1.8 milyar dolara satın aldığı online analiz servisi Omniture, iş yapısını geliştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Facebook ile olan ortak çalışmasını genişlettiklerini açıklayan şirket, müşterilerine kendi sistemi üzerinden Facebook’ta direkt reklam verebilme, yönetme ve istatistikleri analiz etme hizmetini sunuyor.

Omniture’u incelediğimizde aslında online istatistik servisinden çok daha farklı hizmetleri olduğunu görebiliyoruz. Daha çok online iş optimizasyonu ve ölçümleme aracı olarak tanımlayabileceğimiz servisin ziyaretçi tanımlaması, mobil cihaz analizleri, çoklu site gruplama, çapraz kategori analiz etme ve site navigasyon verimlilik ölçümlemesi gibi farklı özellikleri bulunuyor.

Ziyaretçilerin bir şekilde tanımlanması Omniture ürünlerinin ortak dayanak noktasını oluşturuyor. Sistemde bir gruba dahil edilen ziyaretçi bilgisi farklı araçlar kullanılarak ihtiyaca göre analiz ediliyor. Sosyal Medya’ya da önem gösteren Omniture Facebook, Twitter gibi servislerden gelen ziyaretçileri de ölçümlemesine dahil etmeyi ihmal etmemiş.

Facebook ile yakın ilişki içinde olan servis geçtiğimiz Eylül ayında Facebook uygulamalarının istatistiklerini sunacağını duyurduğunda dikkatimizi çekmişti. Bugün gelinen noktada ise Omniture, şirketlerin Facebook’taki hayran sayfalarının analizinden site üzerinde verdiği reklamların ölçümlenmesi ve kontrolüne kadar çeşitli hizmetler sunuyor.

Omniture’un hakkında bilinmeyen soruların başında ise fiyatı geliyor. Web sitesi üzerinde herhangi bir fiyat bilgisi vermeyen servis, aldığınız hizmetin tipine ve trafiğinize göre fiyat belirliyor. Ek bilgi olarak kısa süre içinde ülkemizde de Omniture’ın Adobe ana distribütörü Medyasoft tarafından satışına başlanacağı bilgisini aldığımızı paylaşmış olalım. Ekleme: Omniture ürünlerinin hali hazırda euro.message firması tarafından Türkiye’de satışları yapıldığı bilgisi geldi.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Ali Altuğ Koca tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Mobil Cihazların “Dokunmatik” Geleceği

Sal, 03/09/2010 - 08:45

Mobil iletişim teknolojilerinin (1G, 2G, 3G, LTE.. ) gelişmesine paralel olarak günümüzde mobil cihazlar da oldukça önemli yol katetti. Bu teknolojiler sınır tanımaksızın gelişmeye devam ederken gelecek için bu alanda bazı değerlendirmeleri paylaşmak yerinde olur.

Apple’ın ardından Google’ın başını çektiği gelişmiş mobil işletim sistemleri ve mobil uygulama dünyası da mobil cihazlardan alınacak verimi artırıyor. Bu alanda yaşanan gelişmeler de sürekli olarak patent davalarına sahne oluyor. Gartner‘ın araştırması bu gelişmenin nasıl hızlanacağını gösteriyor.

Gartner’in verilerine göre dokunmatik mobil cihazlar 2010′da 362.7 Milyonu aşacak. Bu da 2009′a göre %96.8′lik bir artış anlamına geliyor. 2013 itibariyle de dokunmatik mobil cihazların tüm mobil cihazların %58′i olacağı dile getiriliyor.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

İnternet Tüm Dünyada Nasıl Yayıldı?

Pzt, 03/08/2010 - 18:35

BBC World Mart ayı içinde SuperPower isimli bir özel program yayınlıyor olacak.”Exploring the extraordinary power of the internet” (İnternetin olağanüstü gücünü keşfetmek) sloganıyla hazırlanan özel haberde tüm dünyayı değiştiren bu mecranın derinlerine iniliyor olacak. SuperPower’ın, politika, çevre, günlük yaşam gibi konularda internetin etkisini etkileyici bir şekilde sunacağını birkaç gündür yayınlanan ve aşağıda paylaştığımız fragmanlardan da görebiliyoruz.

BBC konuyla ilgili olarak web sitesinden bir de internetin tüm dünyadaki dağılımını yıllara göre gösteren bir harita yayınlamış. Bazen bildiğimiz şeylerin bile görselleştirildiğinde ne kadar anlaşılır ve etkileyici olduğuna güzel bir örnek teşkil eden interaktif haritayı incelemenizi öneririm.

Amerika’da başlayan kullanımın Avrupa’ya ve sonrasında da Asya’ya geçişini kolaylıkla görebildiğiniz gibi, bundan sonra ulaşacağı coğrafyaları da tahmin edebiliyorsunuz.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Facebook Fotoğraflarınızı Kolaylıkla Bastırabileceksiniz

Pzt, 03/08/2010 - 18:05

İnternetin artık genele yayılmış, diğer bir deyişle, halka inmiş bir mecra olduğunu son derece iyi biliyoruz. Gişe rekorları kıran filmler, satış rekorları kıran albümler, henüz satışı başlamadan piyasaları kasıp kavuran teknolojik ürünler ve ülkelerin geleceğine yön verecek olan aktiviteler tamamen internetin gücü ile destekleniyorlar.

Durum böyle olunca bu mecranın en önemli oyuncuları da geleneksel sektörlerin stratejilerinde kendilerine yer bulur oldular.

Her ne kadar herkes onu bir sosyal ağ ve arkadaşlarla iletişim platformu olarak görse de, aslında Facebook fotoğraf paylaşımı konusunda internetin en büyük sitesi konumunda.

Sadece fotoğraf paylaşımına odaklı Flickr’dan bile daha fazla fotoğrafı barındıran Facebook’un bu gücü Kodak’ın da dikkatini çekmiş olacak ki, şirket çok kısa süre içinde, bu yaza doğru, fotoğraf baskısı için kullanılan kiosklarına Facebook’u da dahil ediyor olacak.

Bu sayede isteyen herkes Kodak’ın fotoğraf kioslarından Facebook fotoğraflarını servise hızlıca giriş yaparak bastırabilecek.

Facebook’un yanında Google’ın fotoğraf paylaşım servisi olan Picasa’yı da destekleyecek olan bu kiosklar Türkiye’de ne zaman faaliyete sunulur bilemiyorum. Ancak çevrimiçi ile çevrimdışının kesiştiği bu ve bunun gibi örneklere önümüzdeki dönemlerde de fazlasıyla rastlayacağımızı biliyorum.

Kodak’ın Facebook ve Picasa’dan fotoğraf basmayı destekleyen kiosklarının nasıl çalıştığını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.


NOT:
Videoyu YouTube’dan ekledik. Henüz YouTube’a nasıl gireceğinizi bilmiyor ve bu videoyu görüntüleyemiyorsanız bir Google araması yapabilirsiniz. ;)


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Arda Kutsal tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog

Hızlı Girişimciler Aranıyor – Startup Weekend İstanbul Kayıtları Başladı

Pzt, 03/08/2010 - 09:57

Ülkemiz bu yıl NuBridge ile global internet pazarında oldukça önem kazanacağını göstermişti. Bu defa yeni bir etkinlik girişimcileri etrafında toplamaya hazırlanıyor. 16-18 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Startup Weekend ile girişimciler 54 saat içinde bir Startup çıkarma şansına kavuşacak.

2007′de başlayan ve şu anda Clint Nelsen ve Marc Nager‘ın yönettiği StartupWeekend, 2 senede dünyanın en önemli girişimcilik etkinliklerden biri olmayı başarmış. İlk kez İstanbul’da da düzenlenecek olan StartupWeekend, bu yıl Paris, Londra, Hamburg ve  Atina’da gerçekleştirilmiş. Dünyanın çeşitli şehirlerinde girişimci, yazılımcı ve yatırımcıları biraraya getiren etkinlik ilk kez İstanbul’da ücretsiz olarak yapılacak.

16-18 Nisan tarihlerinde Microsoft ve Özyeğin Üniversitesi sponsorluğunda Microsoft İstanbul ofisinde gerçekleştirilecek etkinliğin  kayıtları geçen hafta başladı ve 1 Nisan‘da kapanacak. Başvurular değerlendirdikten sonra seçilen katılımcılar 200 kişilik bu özel etkinliğe katılabilecek.

Etkinliğin Türkiye sorumlusu Tuğçe Ergül‘den aldığımız bilgiye göre yöneticilerden Clint Nelsen d SW İstanbul için ülkemizde olacak. 54 saatl durmadan devam edecek maratonda katılımcılar önce girişim fikirlerini kısa süreli olarak anlatma fırsatı bulacak. Ardından yapılacak seçimlerle beğenilecek fikirler için takımlar oluşturulacak ve yeni internet şirketlerinin temeli atılacak.

Son gün proje taslaklarını hazırlayan girişimcilerden 3′ü jüri tarafından seçilecek ve Türk ve Amerikalı yatırımcılardan destek alma şansını yakalayacak. Aynı zamanda tüm fikirler Amerika’da StartupWeekend tarafından duyurulma şansına sahip olacak. Daha önce Foodspotting, Escape My Date ve Skribit gibi girişimler çıkaran StartupWeekend’e katılmak istiyorsanız http://istanbul.startupweekend.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Ekip olarak katılmayı deneyip içerde hayal ettiğiniz internet girişimini de gerçekleştirmeniz mümkün. Umarım ülkemiz için güzel fikirler ve başarılı projeler çıkaracak bir etkinlik olur.


İnternetin Geleceği Webrazzi Gündem: Web 3.0 Toplantısında Tartışılacak!

Bu yazı Fırat DEMİREL tarafından yazılmış olup Webrazzi.com'da yayınlanmıştır.
Sponsorlarımız: SadeceHosting l Sendloop.com l Dataprofil l Daha.net
Webrazzi'ye sponsor olmak ister misiniz?

Kategoriler: Bilişim Haber, Blog